# İnme Sonrası Ayak Düşmesi
İnme sonrasında bazı kişiler yürürken ayağının ön bölümünü yeterince kaldıramaz. Parmaklar zemine sürtebilir, ayakkabının ucu takılabilir veya kişi bacağını normalden fazla kaldırarak yürümeye çalışabilir.
Bu görünüm sıklıkla ayak düşmesi olarak adlandırılır. Ancak ayak düşmesi tek başına bir neden veya kesin tanı değildir. Yürüyüş sırasında ortaya çıkan işlevsel bir bulgudur.
İnme sonrası ayak düşmesi nedir?
Ayak bileğinin ayağı ve parmakları kaval kemiğine doğru kaldırma hareketine dorsifleksiyon denir.
Yürüyüşün salınım fazında, yani ayak yerden ayrılıp öne taşınırken dorsifleksiyon ayağın zeminden temizlenmesine yardım eder. İnme sonrasında bu hareket yetersiz olduğunda ayak aşağı doğru, yani plantar fleksiyon pozisyonunda kalabilir. Ayakkabının ucu veya parmaklar yere takılabilir. [1, s. 183–184]
Ayak düşmesi bazen ilk temas sırasında da fark edilir. Kişi topukla temas etmek yerine:
- Ayağın tamamıyla,
- Ön ayakla,
- Ayağın dış kenarıyla
yere basabilir.
Bazı kişilerde topuk yere ulaşır; fakat ayak hemen ve kontrolsüz biçimde zemine düşer. Bu durum günlük dilde ayak şaplaması olarak tarif edilebilir. [3, s. 187–188]
Ayak düşmesi ile ayağın yere takılması aynı şey midir?
Tam olarak değil.
Ayak düşmesi, salınım sırasında ayak bileğinin yeterli dorsifleksiyon oluşturamamasını anlatır. Fakat ayağın yere takılması şu sorunlardan da etkilenebilir:
- Dizin yeterince bükülmemesi
- Kalçanın yeterince öne kaldırılamaması
- Bacağın salınıma geç başlaması
- Eklem hareket kısıtlılığı
- Ayağın içe dönmesi
- Yorgunluk
- Bütün bacağın sert bir patern içinde hareket etmesi
Bu nedenle parmakların yere takılması görüldüğünde yalnızca ayak bileği kaslarının test edilmesi yeterli değildir. [1, s. 183–184]
Kişi günlük yaşamda ne fark edebilir?
Ayakkabının ucunun yere sürtmesi
Kişi yürürken ayakkabının ön kısmından sürtünme sesi duyabilir. Ayakkabının uç bölümünde diğer tarafa göre daha fazla aşınma oluşabilir.
Sürtünme:
- Her adımda,
- Yorgunluk arttığında,
- Hızlı yürürken,
- Halı veya eşik geçerken,
- Dönüş sırasında
daha belirgin olabilir.
Parmakların zemine takılması
Ayak yeterince yükselmediğinde kişi küçük bir engele bile takılabilir.
Özellikle şu durumlar zorlaşabilir:
- Halı kenarı
- Kapı eşiği
- Kaldırım
- Merdiven
- Çim veya düzensiz zemin
- Kalabalıkta hızlı adım atma
- Yürürken yön değiştirme
Ayağın takılması düşmeye veya düşmeye yakın olaylara yol açabilir.
Bacağı normalden fazla kaldırma
Kişi ayağı yerden temizlemek için kalça ve dizini normalden daha fazla bükebilir. Buna yüksek adımlama veya steppage benzeri bir telafi eşlik edebilir.
Bu hareket ayağın geçmesini sağlayabilir; fakat:
- Daha fazla efor gerektirebilir.
- Yürüyüşü yavaşlatabilir.
- Uzun mesafede yorucu olabilir.
- Kalça veya bel çevresindeki yükü değiştirebilir.
Pelvisi yukarı çekme
Kişi salınan taraftaki pelvisini yukarı kaldırarak ayağa yer açabilir. Bu hareket hip hiking, yani kalça-pelvis yükseltme olarak tanımlanır.
Ayak bileği dışındaki diz ve kalça hareketleri de yetersizse bu telafi daha belirgin olabilir. [1, s. 183]
Bacağı dıştan dolaştırma
Bacak düz veya sert kaldığında kişi bacağını dışarıdan yarım daire çizerek öne taşıyabilir. Buna sirkumdüksiyon denir.
Sirkumdüksiyon yalnızca ayak düşmesine özgü değildir. Diz fleksiyonu, kalça fleksiyonu ve seçici motor kontrol de değerlendirilmelidir.
Sağlam bacağın parmak ucuna yükselmesi
Kişi etkilenen bacağı öne geçirirken sağlam taraftaki ayağının parmak ucuna yükselebilir. Bu hareket, salınan bacağa daha fazla yer kazandırır ve vaulting olarak adlandırılır. [1, s. 183; 3, s. 190–192]
Gövdenin yana eğilmesi
Ayağı zeminden temizlemek için kişi gövdesini sağlam tarafa veya salınan bacağın ters yönüne eğebilir.
Gövde eğilmesi bazen temel sorun değil, ayağın takılmasını önlemek için geliştirilen bir telafi stratejisidir.
Topukla temas edememe
Ayak bileği salınımın sonunda yeterince nötr konuma gelmezse kişi topuk yerine düz taban veya ön ayakla yere basabilir.
Bu durum:
- İlk temas kontrolünü,
- Yükün ayağa aktarılmasını,
- Tibianın öne ilerlemesini,
- Diz davranışını
etkileyebilir. [1, s. 181–184; 3, s. 187–189]
Ayağın yere şaplaması
Topukla temas oluşmasına rağmen dorsifleksör kaslar ayağın aşağı inişini kontrollü biçimde yavaşlatamayabilir.
Ayak zemine hızlı ve sesli biçimde düşebilir. Bu bulgu özellikle yük kabulünün ilk bölümünde fark edilir. [3, s. 187–188]
Ayağın içe dönmesi
Bazı kişilerde salınım sırasında ayak yalnızca aşağıda kalmaz; aynı zamanda içe dönebilir veya dış kenarı aşağıya bakabilir.
Bu görünüm:
- Kas aktivasyonu dengesizliği
- Spastisite
- Seçici hareket kaybı
- Eklem veya yumuşak doku kısıtlılığı
ile ilişkili olabilir. Yalnızca videoya bakılarak hangi mekanizmanın baskın olduğu belirlenemez. [1, s. 183–184]
Dizde geriye kaçma
Ayak bileğinin basma sırasındaki pozisyonu, tibianın öne ilerlemesini ve dizin konumunu etkileyebilir.
Ayağın sürekli plantar fleksiyonda veya sert kalması, bazı kişilerde dizin geriye doğru itilmesine katkıda bulunabilir. Ancak diz hiperekstansiyonunun tek nedeni ayak düşmesi değildir. [3, s. 188–195]
Çabuk yorulma
Kalça kaldırma, sirkumdüksiyon, gövde eğilmesi veya sağlam ayak üzerinde yükselme gibi telafiler yürüyüşü daha zahmetli hâle getirebilir.
Kişi kısa mesafede ayağını temizleyebilir; fakat mesafe arttıkça ayağı yeniden sürtmeye başlayabilir.
Merdiven ve kaldırım güçlüğü
Basamak çıkarken ayağın basamağın kenarına takılması mümkündür. İnerken ayak bileğinin kontrolsüz hareketi ve diz kontrolü güvenliği etkileyebilir.
Kişinin düz zeminde yürümesi, merdiven veya kaldırımda güvenli olduğu anlamına gelmez.
Nedenleri ve ilişkili durumlar
1. Dorsifleksör kasların güçsüzlüğü
Tibialis anterior ve uzun parmak ekstansörleri ayağı yukarı kaldırmaya katkıda bulunur.
Bu kasların yeterli kuvvet oluşturamaması:
- Salınımda ayağın aşağı kalmasına,
- Parmakların sürtmesine,
- İlk temasta topuk pozisyonunun kaybolmasına,
- Ayak şaplamasına
katkıda bulunabilir. [3, s. 192–194]
Ancak dorsifleksör güçsüzlüğü, inme sonrası bütün ayak düşmesi görünümlerinin tek açıklaması değildir.
2. Seçici hareket kontrolünün azalması
Kişi ayak bileğini bağımsız biçimde yukarı kaldıramayabilir. Dorsifleksiyon girişimi kalça veya diz hareketleriyle birlikte kitlesel bir patern içinde ortaya çıkabilir.
Kasın bir miktar kuvveti olsa bile kişi hareketi:
- Doğru zamanda,
- Yeterli hızda,
- Diğer eklemlerden bağımsız,
- Yürüyüşün salınım fazı boyunca
kullanamayabilir.
Bu nedenle otururken ayağı bir miktar kaldırabilen kişinin yürürken ayağı yine takılabilir.
3. Plantar fleksör kasların aşırı aktivitesi
Baldır kaslarının aşırı veya uygun olmayan zamanda aktivasyonu ayağı aşağı yönde tutabilir.
Spastisite buna katkıda bulunabilir; ancak ayak düşmesi ile spastisite aynı kavram değildir.
Bir kişide:
- Dorsifleksör güçsüzlüğü,
- Plantar fleksör aşırı aktivitesi,
- Her ikisi,
- Ya da bunlara ek olarak eklem kısıtlılığı
bulunabilir. [3, s. 195–196]
4. Plantar fleksiyon kontraktürü
Kontraktür, eklem ve yumuşak dokuların pasif hareketi sınırlayacak şekilde kısalması veya sertleşmesidir.
Ayak bileği pasif olarak nötr pozisyona getirilemiyorsa dorsifleksör kaslar aktif olsa bile ayağı yeterince yukarı kaldıramayabilir.
Kontraktür ayrıca:
- İlk temas biçimini,
- Basma sırasında tibianın ilerlemesini,
- Diz kontrolünü,
- Karşı bacağın adım uzunluğunu
etkileyebilir. [3, s. 193–195]
5. Diz fleksiyonunun yetersiz olması
Ayağın yerden temizlenmesi yalnızca ayak bileğine bağlı değildir.
Salınım sırasında diz yeterince bükülmezse bacak fonksiyonel olarak daha uzun kalır. Ayak bileği kısmen yukarı kalksa bile parmaklar zemine yaklaşabilir.
Bu durumda kişi sirkumdüksiyon, pelvis yükseltme veya sağlam ayak üzerinde yükselme gibi telafiler kullanabilir. [1, s. 183]
6. Kalça fleksiyonunun azalması
Kalçanın yeterince öne kaldırılamaması da ayağın zeminden geçişini sınırlar.
Jacquelin Perry, yetersiz ayak bileği dorsifleksiyonunda en doğrudan telafilerden birinin kalça fleksiyonunu artırmak olduğunu açıklar. Kalça fleksiyonu da yetersizse gövde eğilmesi, sirkumdüksiyon veya karşı ayak üzerinde yükselme görülebilir. [3, s. 190–192]
7. Ayağın içe dönmesi ve mediolateral kontrol kaybı
Ayağın aşağıda kalmasının yanında inversiyon veya supinasyon varsa yalnızca dorsifleksiyon desteği yeterli olmayabilir.
Topuk, ön ayak ve ayak bileğinin iç-dış yön kontrolü ayrıca değerlendirilmelidir. Bu durum kullanılacak ortezin yapısını da değiştirebilir. [1, s. 194–195]
8. Duyu kaybı
Kişi ayağının:
- Zemine takıldığını,
- Hangi pozisyonda olduğunu,
- Ayağın iç veya dış kenarına bastığını,
- Ayakkabı veya ortezin baskı yaptığını
yeterince fark edemeyebilir.
Duyu kaybı hem yürüyüş güvenliğini hem de ortez kullanımında cilt kontrolünü etkiler.
9. Ayak bileği eklem problemi veya ağrı
İnme dışında mevcut olan eklem sertliği, eski yaralanma, ağrı veya ayak deformitesi yürüyüş bulgusuna katkıda bulunabilir.
İnme tanısı, her yeni ayak ve ayak bileği sorununun otomatik olarak nörolojik kabul edilmesini gerektirmez.
10. Yorgunluk ve dayanıklılık
Dorsifleksiyon kısa süre korunabilir; ancak tekrar, mesafe veya hız arttığında kas aktivasyonu ve hareket kontrolü bozulabilir.
Bu nedenle değerlendirme yalnızca birkaç adımdan oluşmamalıdır.
Fizyoterapi değerlendirmesinde neler incelenebilir?
Kaynaklar, yürüme analizinden önce eklem hareketi, hizalanma, kuvvet, motor kontrol, koordinasyon, duyu ve dengenin incelenmesini önerir. [1, s. 176–177]
1. Belirtinin başlangıcı ve değişimi
Şu bilgiler önemlidir:
- Ayak düşmesi inmeden hemen sonra mı başladı?
- Sonradan mı ortaya çıktı?
- Son günlerde aniden kötüleşti mi?
- Yalnızca yorulunca mı belirginleşiyor?
- Düşme veya yeni yaralanma oldu mu?
- Yeni bir ortez veya ayakkabı kullanılmaya başlandı mı?
- Ağrı, uyuşma veya şişlik eşlik ediyor mu?
Daha önce stabil olan bir kişide aniden gelişen yeni motor kayıp, rutin rehabilitasyon sorunu olarak kabul edilmemelidir.
2. Yürüyüşün farklı yönlerden gözlenmesi
Kişi mümkün olduğunda:
- Önden
- Arkadan
- Yandan
gözlemlenebilir.
Yalnızca ayak değil şu segmentler birlikte izlenir:
- Gövde
- Pelvis
- Kalça
- Diz
- Ayak bileği
- Ayak
Bu yaklaşım, ayağın takılmasının gerçek kaynağı ile telafi hareketlerini ayırmaya yardımcı olur. [1, s. 176–177]
3. Ayağın salınım sırasındaki temizliği
Şunlar incelenebilir:
- Ayağın hangi salınım bölümünde takıldığı
- Parmakların zemine ne kadar yaklaştığı
- Hız arttığında sürtmenin değişip değişmediği
- Yorgunlukla bozulma
- Halı, engel veya basamakta performans
- Ayakkabının etkisi
4. İlk temas ve yük kabulü
Kişi:
- Topukla mı,
- Düz tabanla mı,
- Ön ayakla mı,
- Ayağın dış kenarıyla mı
temas ediyor?
Topukla temas sonrasında ayağın kontrollü mü, yoksa hızlı ve sesli biçimde mi zemine düştüğü de gözlenebilir.
5. Aktif dorsifleksiyon
Kişinin ayağını yukarı kaldırma becerisi farklı pozisyonlarda değerlendirilebilir:
- Otururken
- Yatarken
- Diz düzken
- Diz bükülüyken
- Ayakta
- Yürüyüş sırasında
Hareketin miktarı kadar kalitesi de önemlidir:
- Ayak içe dönüyor mu?
- Yalnızca başparmak tarafı mı kalkıyor?
- Parmaklar aşırı geriliyor mu?
- Kalça ve diz istemsiz biçimde devreye giriyor mu?
6. Pasif eklem hareket açıklığı
Fizyoterapist ayağın dışarıdan yardımla nötr ve dorsifleksiyon yönüne getirilebilip getirilemediğini inceler.
Aktif hareket azlığı ile pasif kısıtlılık aynı problem değildir:
- Pasif hareket tam fakat aktif hareket azsa motor üretim ön planda olabilir.
- Pasif hareket de sınırlıysa yumuşak doku veya eklem kısıtlılığı katkıda bulunabilir.
7. Kas kuvveti
Dorsifleksörlerin yanı sıra şu kas grupları da değerlendirilebilir:
- Kalça fleksörleri
- Diz fleksörleri
- Diz ekstansörleri
- Ayak bileği invertör ve evertörleri
- Plantar fleksörler
Ayak temizliği ve cihaz güvenliği bütün alt ekstremitenin kontrolüne bağlıdır.
8. Kas tonusu ve seçici motor kontrol
Pasif hareket sırasında direnç, hızlı harekete verilen yanıt, klonus, istemli hareket ve kitlesel sinerji paternleri ayrı ayrı değerlendirilir.
Sertlik bulunması, kasın işlevsel olarak güçlü olduğu anlamına gelmez.
9. Diz ve kalça hareketi
Ayağın takıldığı bir kişide şu sorular incelenebilir:
- Salınım başlangıcında diz yeterince bükülüyor mu?
- Kalça bacağı öne taşıyabiliyor mu?
- Diz salınımın sonunda güvenli biçimde uzayabiliyor mu?
- Basma sırasında diz boşalıyor veya geriye kaçıyor mu?
Bu değerlendirme AFO veya FES seçimini de etkileyebilir.
10. Duyu ve cilt durumu
Şunlar incelenebilir:
- Hafif dokunma
- Basınç
- Eklem pozisyonu
- Ayak tabanı duyusu
- Mevcut kızarıklık veya yara
- Ayakkabı ve ortezin baskı alanları
Duyu azalmışsa kişi zararlı basıncı zamanında fark etmeyebilir.
11. Denge ve düşme riski
Ayağın sürtmesi kadar kişinin takılma sonrasında dengesini toparlayabilmesi de önemlidir.
Fizyoterapist:
- Koruyucu adım
- Dönüş
- Engel geçme
- Farklı zeminler
- Yardımcı cihaz kullanımı
- Düşme ve düşmeye yakın olayları
inceleyebilir.
12. Yürüme hızı ve dayanıklılığı
Kısa mesafe yürüme hızı, daha uzun mesafe kapasitesi ve yorgunlukla oluşan değişiklikler ölçülebilir.
Klinikte ilk birkaç adım iyi görünürken daha uzun mesafede ayağın takılması artabilir.
13. Ayakkabı, AFO ve yardımcı cihaz
Mevcut cihaz için şu alanlar değerlendirilir:
- Ayağın cihaz içinde konumu
- Ayakkabının uygunluğu
- Dorsifleksiyon desteği
- İç-dış yön stabilitesi
- Diz üzerindeki etkisi
- Takma ve çıkarma becerisi
- Cilt kontrolü
- Ev ve dış ortamda güvenlik
Hareket, egzersiz veya rehabilitasyon sürecinde hangi ilkeler önemlidir?
1. Görünen bulgu değil, katkıda bulunan mekanizma hedeflenmelidir
İki kişinin ayağı aynı şekilde takılıyor gibi görünebilir.
Birinde ana sınırlayıcı dorsifleksör güçsüzlüğü olabilir. Diğerinde pasif plantar fleksiyon kısalığı veya yetersiz diz fleksiyonu bulunabilir.
Aynı görünen yürüyüşe otomatik olarak aynı program verilmemelidir.
2. Yürüme hedefleniyorsa gerçek yürüme görevi de çalışılmalıdır
Yatakta veya otururken ayağı kaldırma çalışmaları belirli bir bileşeni hedefleyebilir. Ancak ayağın:
- Yürüyüşün doğru anında,
- Uygun hızda,
- Diz ve kalça hareketleriyle koordineli,
- Farklı zemin ve mesafelerde
kullanılması ayrıca çalışılmalıdır.
3. Aktif hareket kapasitesi dikkate alınmalıdır
Aktif dorsifleksiyon mevcutsa egzersiz; hareketin kuvveti, kontrolü, zamanlaması ve dayanıklılığına göre düzenlenebilir.
Aktif hareket bulunmaması, sertlik, yoğun spastisite veya belirgin duyu kaybı varsa aynı yöntem uygun olmayabilir.
Herkes için geçerli tek bir dorsifleksiyon egzersizi konusunda:
Yüklenen kaynaklar bu iddiayı yeterince desteklemiyor.
4. Eklem hareketi korunmalı ve gerektiğinde ayrıca ele alınmalıdır
Pasif dorsifleksiyon sınırlıysa yalnızca kuvvetlendirme yeterli olmayabilir.
Hangi dokunun, hangi pozisyonda ve ne ölçüde hareketi sınırladığı değerlendirilmeden standart germe programı önerilmemelidir.
5. Diz ve kalça bileşenleri unutulmamalıdır
Ayağın yerden temizlenmesi için kalça, diz ve ayak bileği birlikte çalışır.
Program gerektiğinde:
- Salınım başlangıcını
- Diz fleksiyonunu
- Kalça fleksiyonunu
- Alt ekstremitenin sıralı hareketini
- Bütün bacağın yürüme içindeki kontrolünü
hedefleyebilir.
6. Gereksiz telafiler ile işlevsel telafiler ayrılmalıdır
Kalça yükseltme veya sirkumdüksiyon bazı kişilerde güvenli adım atmayı sağlayabilir. Bununla birlikte aşırı telafi:
- Enerji tüketimini artırabilir.
- Hızı azaltabilir.
- Uzun mesafede yorucu olabilir.
- Başka eklemlerde yüklenmeyi değiştirebilir.
Telafinin tamamen kaldırılması değil, neden kullanıldığının ve daha uygun bir seçenek bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekir.
7. AFO bir seçenek olabilir; otomatik cevap değildir
Ayak bileği-ayak ortezi (AFO) ayağın salınım sırasında aşağı düşmesini sınırlamak veya dorsifleksiyona yardım etmek için kullanılabilir.
AFO seçimi şu değişkenlere göre değişir:
- Aktif dorsifleksiyon
- Plantar fleksiyon kontrolü
- Ayağın içe veya dışa kaçması
- Diz stabilitesi
- Kas tonusu
- Pasif hareket açıklığı
- Duyu
- Cilt durumu
- Ayakkabı
- Kişinin ev ve toplum hedefleri
Daha esnek bir AFO salınımda dorsifleksiyon yardımı sunabilir; daha destekleyici tasarımlar iç-dış yön kontrolünü artırabilir. Katı veya eklemli modeller ayak bileği hareketini farklı miktarlarda sınırlar ya da serbest bırakır. [1, s. 193–197; 2, s. 635–636]
8. AFO diz davranışını da etkileyebilir
Ayak bileğinin hangi açıda tutulduğu tibianın ilerlemesini ve diz üzerindeki momentleri değiştirebilir.
Bu nedenle yalnızca ayağı yukarıda tutan, fakat diz kontrolünü olumsuz etkileyen bir cihaz uygun olmayabilir. Cihazla yürüyüş doğrudan gözlenmelidir.
9. Fonksiyonel elektrik stimülasyonu bazı kişilerde değerlendirilebilir
Fonksiyonel elektrik stimülasyonu, yürüyüşün uygun bölümünde peroneal sinir ve dorsifleksör kaslara uyarı vererek ayağın yukarı kaldırılmasına yardımcı olmayı amaçlar.
Değerlendirmede şu alanlar önemlidir:
- Uyarıya yeterli motor yanıt
- Diz stabilitesi
- Kalça ve bacağın ilerleme kapasitesi
- Duyu ve cilt
- Cihazı yönetebilme
- Yürüyüş sırasında gerçek işlevsel değişim
FES, kapsamlı fizyoterapi planının yerine geçen bağımsız bir çözüm değildir. [2, s. 634–635]
AFO veya FES’in bütün kişiler için üstün seçenek olduğu konusunda:
Yüklenen kaynaklar bu iddiayı yeterince desteklemiyor.
10. Cihaz kullanımı eğitim ve cilt kontrolü gerektirir
Ortez kullanımı şunları içermelidir:
- Doğru takma ve çıkarma
- Uygun ayakkabı
- Bağların ve kayışların kontrolü
- Günlük cilt incelemesi
- Güvenli yürüme eğitimi
- Baskı veya sürtünme alanlarının takibi
Duyu kaybı bulunan kişilerde cilt kontrolü özellikle önemlidir. [1, s. 193, 197; 2, s. 636]
11. Cihaz gereksinimi yeniden değerlendirilmelidir
İnme sonrası motor kontrol değişebilir.
Başlangıçta gerekli olan destek daha sonra:
- Fazla kısıtlayıcı hâle gelebilir.
- Farklı bir tasarımla değiştirilmesi gerekebilir.
- Ayar gerektirebilir.
- Güvenli biçimde azaltılabilir veya bırakılabilir.
Buna karşılık ilerleyen eklem kısıtlılığı veya değişen güvenlik gereksinimi daha fazla destek gerektirebilir.
12. Denge ve yürüyüş güvenliği birlikte ele alınmalıdır
Ayağın daha iyi yükselmesi düşme riskini tek başına ortadan kaldırmaz.
Kişinin:
- Dönüş
- Ani durma
- Engel geçme
- Farklı zemin
- Koruyucu adım
- Yardımcı cihaz kullanımı
da değerlendirilmelidir.
13. Yorgunluk altında performans izlenmelidir
Program yalnızca ilk birkaç tekrardaki harekete göre değil, işlevsel mesafe boyunca sürdürülebilirliğe göre düzenlenmelidir.
Ayağın takılması yorgunlukla artıyorsa doz, dinlenme ve yürüyüş ortamı buna göre planlanabilir.
14. İlerleme ölçülmelidir
Yeniden değerlendirmede şu sorular kullanılabilir:
- Parmak sürtmesi azaldı mı?
- Ayağın ilk teması değişti mi?
- Fiziksel yardım ihtiyacı azaldı mı?
- Yürüme hızı veya mesafesi değişti mi?
- Düşme ve düşmeye yakın olaylar azaldı mı?
- Telafi hareketleri değişti mi?
- Cihaz ev ve dış ortamda güvenli mi?
- Kişinin hedeflediği görev daha kolay mı?
Her kişide yaklaşım neden farklıdır?
İnme sonrası ayak düşmesi farklı klinik profillerle görülebilir.
Profil 1: Pasif hareket tam, aktif dorsifleksiyon zayıf
Ayağın dışarıdan nötr pozisyona getirilebildiği, fakat kişinin kendisinin kaldıramadığı bir tabloda aktif motor üretim ve yürüme zamanlaması ön planda olabilir.
Profil 2: Aktif ve pasif dorsifleksiyon sınırlı
Yumuşak doku veya eklem kısıtlılığı, aktif kas gücünden bağımsız olarak ayağı aşağıda tutabilir.
Profil 3: Ayak aşağı ve içe dönük
Dorsifleksiyona ek olarak inversiyon-supinasyon kontrolü gerekir. Basit dorsifleksiyon desteği yeterli olmayabilir.
Profil 4: Ayak bileği kısmen iyi, diz bükülmesi yetersiz
Ayağın takılması esas olarak bütün bacağın fonksiyonel uzunluğundan kaynaklanabilir. Sadece ayak bileğini hedeflemek eksik kalır.
Profil 5: Kısa mesafede iyi, yorgunlukla kötüleşen performans
Dayanıklılık, hız ve uzun mesafe kontrolü programın merkezine alınabilir.
Profil 6: Ayak temizliği gelişmiş fakat basmada diz güvensiz
Ayağı yukarı kaldıran bir yöntem, dizin basma sırasındaki güvenliğini otomatik olarak sağlamaz.
Yaklaşımı değiştiren başlıca etkenler şunlardır:
- İnmeden sonra geçen süre
- Aktif ve pasif ayak bileği hareketi
- Kuvvet ve seçici kontrol
- Spastisite ve kas tonusu
- Diz ve kalça kontrolü
- Ayağın iç-dış yön stabilitesi
- Duyu ve cilt
- Denge ve düşme öyküsü
- Biliş ve cihazı yönetebilme
- Yorgunluk
- Ağrı
- Ev ve toplum ortamı
- Kişinin hedefleri
- Kullanılan ayakkabı, ortez ve yardımcı cihaz
Güvenlik sınırı
Acil veya hızlı tıbbi değerlendirme gerektirebilecek durumlar
Acil değerlendirme
- Yeni ve aniden gelişen ayak düşmesi
- Bilinen ayak düşmesinin kısa sürede belirgin kötüleşmesi
- Yeni tek taraflı yüz, kol veya bacak güçsüzlüğü ya da uyuşma
- Ani konuşma veya dili anlama bozukluğu
- Ani görme kaybı veya görsel alan değişikliği
- Ani ciddi denge, koordinasyon veya yürüme kaybı
- Yeni bilinç değişikliği
- Nedeni bilinmeyen ani ve çok şiddetli baş ağrısı
- Ani göğüs ağrısı
- Yeni ve belirgin nefes darlığı
İzlenecek yol: Aktiviteyi durdurun ve acil yardım sistemine başvurun.
Geciktirilmemesi gereken tıbbi veya cihaz incelemesi
- Baldırda yeni ağrı, hassasiyet veya gerginlik
- Bir ayak veya ayak bileğinde yeni tek taraflı şişlik
- Ayağın sürtmesinde açıklanamayan hızlı artış
- Yeni ve tekrarlayan düşmeler
- Düşme sonrası belirgin yeni ağrı veya üzerine basmakta ciddi güçlük
- AFO altında geçmeyen kızarıklık, su toplaması veya cilt yarası
- Ortez kullanımıyla artan uyuşma veya ağrı
- Cihazla dizin boşalması ya da geriye kaçmasının belirgin artması
İzlenecek yol: İlgili sağlık ekibi, fizyoterapist veya ortez uzmanıyla kısa sürede iletişime geçilmelidir.
Planlı profesyonel değerlendirme
- Parmakların düzenli olarak yere sürtmesi
- Ayak şaplaması
- Topukla temas edememe
- Ayağın içe dönmesi
- Yüksek adımlama
- Pelvisi yukarı çekerek yürüme
- Bacağı dıştan dolaştırma
- Dizin geriye kaçması
- Yürüyüş sırasında çabuk yorulma
- Merdiven veya eşiklerde ayağın takılması
- AFO veya FES uygunluğundan emin olunmaması
- Düşme korkusu
İzlenecek yol: Kapsamlı fizyoterapi ve gerektiğinde disiplinler arası cihaz değerlendirmesi planlanmalıdır.
Sık sorulan sorular
Sık sorulan sorular
İnme sonrası ayak düşmesi nedir?
Yürüyüşün salınım döneminde ayağın ve parmakların yeterince yukarı kaldırılamaması, ayağın aşağı pozisyonda kalması ve zemine takılma eğilimi göstermesidir.
Ayak düşmesi yalnızca tibialis anterior kasının zayıflığı mıdır?
Hayır. Dorsifleksör güçsüzlüğünün yanında plantar fleksör aşırı aktivitesi, kontraktür, seçici hareket kaybı, diz veya kalça hareketinin yetersizliği ve eklem sorunları katkıda bulunabilir.
Ayağımı otururken kaldırabiliyorum; neden yürürken takılıyor?
Yürüyüşte hareket daha hızlı ve zamanlamaya bağlıdır. Diz fleksiyonu, kalça fleksiyonu, yorgunluk ve seçici motor kontrol de ayağın temizliğini etkiler.
Ayak düşmesi ile ayak şaplaması aynı şey midir?
Hayır. Ayak düşmesi salınım sırasında yetersiz dorsifleksiyonu; ayak şaplaması ise topuk temasından sonra ayağın kontrollü indirilememesini ifade eder.
Ayağın içe dönmesi ayak düşmesine eşlik edebilir mi?
Evet. Bazı kişilerde plantar fleksiyona inversiyon veya supinasyon eşlik eder. Bu durumda iç-dış yön kontrolü de değerlendirilmelidir.
Ayak düşmesi dizin geriye kaçmasına katkıda bulunabilir mi?
Ayak bileğinin plantar fleksiyon pozisyonu tibianın ilerlemesini sınırlayarak diz hiperekstansiyonuna katkıda bulunabilir. Ancak tek neden değildir.
AFO ayak düşmesini tedavi eder mi?
AFO ayağın pozisyonunu ve belirli yürüyüş bileşenlerini destekleyen kompansatuvar bir araçtır. Altta yatan nörolojik hasarı ortadan kaldırmaz ve gereksinimi yeniden değerlendirilmelidir.
Hangi AFO daha iyidir?
Tek bir model herkes için daha iyi değildir. Dorsifleksiyon, iç-dış yön stabilitesi, diz davranışı, tonus, eklem hareketi, cilt, ayakkabı ve kişinin hedefleri cihaz seçimini değiştirir.
Fonksiyonel elektrik stimülasyonu AFO'dan daha mı iyidir?
Her iki yöntem bazı kişilerde kullanılabilir. Birinin bütün inme sonrası ayak düşmesi vakalarında üstün olduğu konusunda yüklenen kaynaklar bu iddiayı yeterince desteklemiyor.
Ayak düşmesi için evde hangi egzersizler yapılmalıdır?
Egzersiz seçimi aktif-pasif hareket, spastisite, diz-kalça kontrolü, duyu, denge ve düşme riskine göre değişir. Standart internet listesi kişiye özel değerlendirme yerine geçmez.
Ayak düşmesi tamamen düzelir mi?
İyileşme miktarı ve hızı kişiden kişiye değişir. Belirli bir kişi için tam düzelme veya süre garantisi verilemez.
Yürüyüş videosundan uygun AFO seçilebilir mi?
Hayır. Video görünür yürüyüş sapmalarını gösterebilir; ancak pasif hareket, kuvvet, tonus, duyu, cilt ve cihazın diz üzerindeki etkisi klinik değerlendirme gerektirir.
İçeriğin sınırı
Genel bilgilendirme ve sınırlamalar
- İçerik ayak düşmesinin nedenini teşhis etmez.
- Ayak düşmesinin yalnızca tibialis anterior güçsüzlüğünden kaynaklandığı konusunda yüklenen kaynaklar bu iddiayı yeterince desteklemiyor.
- Kişiye özel egzersiz dozu, germe programı, AFO veya FES reçetesi oluşturmaz.
- Her kişinin kalıcı AFO kullanması gerektiği konusunda yüklenen kaynaklar bu iddiayı yeterince desteklemiyor.
- FES'in bütün kişilerde AFO'dan üstün olduğu konusunda yüklenen kaynaklar bu iddiayı yeterince desteklemiyor.
- Fotoğraf veya kısa video pasif hareketi, kuvveti, tonusu, duyuyu, cilt durumunu ve cihaz etkisini tam olarak değerlendiremez.
- İyileşme süresi veya sonucu garanti edilemez.
- Yeni nörolojik, dolaşımsal veya solunumsal belirtilerde güncel tıbbi değerlendirme gerekir.
Bibliyografik kayıt
Kaynaklar
- Stroke Rehabilitation: A Function-Based ApproachGlen Gillen, Dawn M. Nilsen5. baskı · Chapter 8: Gait Awareness · s. 176-206
Bu kaynak hangi alanları destekliyor?
- İnme sonrası ayak düşmesinin salınım fazındaki görünümü
- Toe drag ve telafi hareketleri
- Kalça, diz ve ayak bileğinin birlikte değerlendirilmesi
- Ayağın içe dönmesi ve dorsifleksör kas dengesizliği
- Aynı yürüyüş sapmasının farklı nedenleri
- Kapsamlı yürüme öncesi değerlendirme
- AFO çeşitleri ve işlevleri
- Ortez eğitimi, cilt kontrolü ve yeniden değerlendirme
- FES'in olası bir yönetim seçeneği olması
- Physical RehabilitationSusan B. O’Sullivan, Thomas J. Schmitz, George Fulk7. baskı · Chapter 15: Stroke · s. 592-661
Bu kaynak hangi alanları destekliyor?
- İnme sonrası yürüme değerlendirmesi
- Göreve özgü yürüme rehabilitasyonu
- Fonksiyonel elektrik stimülasyonu
- FES kullanımında diz kontrolünün önemi
- AFO seçiminin ayak bileği ve diz davranışına göre yapılması
- Cihaz gereksiniminin iyileşmeyle değişebilmesi
- Cilt incelemesi ve güvenli kullanım eğitimi
- Yeni inmenin acil uyarıları
- DVT ve pulmoner emboli belirtileri
- Gait Analysis: Normal and Pathological FunctionYüklenen nüshada baskı numarası belirtilmemiştir; 1992. baskı · Chapter 11: Ankle and Foot Gait Deviations · s. 185-219
Bu kaynak hangi alanları destekliyor?
- Ayak düşmesi terminolojisinin sınırları
- Aşırı plantar fleksiyonun salınım ve basma fazlarına etkileri
- Ayak şaplaması ve ilk temas değişiklikleri
- Kalça fleksiyonu, sirkumdüksiyon, gövde eğilmesi ve vaulting telafileri
- Dorsifleksör güçsüzlüğü
- Plantar fleksiyon kontraktürü
- Baldır kası aşırı aktivitesi
- Ayak bileği pozisyonu ile diz ve ilerleme arasındaki ilişki